Ara

Web Sitemiz Yenilendi...                        
İçeriğe git

Ana menü:

SAFRA KESESİ TAŞI

KURUMSAL
 

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli, Safra Kesesi taşına zamanında ve doğru müdahale yapıldığında çözümün kolay olduğunu, ihmal edildiğinde yani safra kesesi iltihaplandığında veya taş ana safra kanalına düştüğünde ise yapılacak tedavinin zor ve uzun olduğunu, risklerin arttığını ifade etti.

Safra kesesi denildiğinde ilk olarak akla gelen safra kesesi taşları hakkında bilgi veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akgün Tepeli, hastalığın belirtileri, tanı ve tedavi yolları ile ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Safra kesesi her ne kadar karaciğerin komşuluğunda, safranın depolandığı bir organ olsa da anatomik olarak karaciğerin bir parçası olarak tanımlanır. Gün içinde karaciğerde yapılan yaklaşık 700 ml safra, ortak karaciğer kanalına boşalır. Safranın içeriğinde karaciğerden süzülen atıklar ve sindirim için gerekli enzimler yer alır. Safranın bileşimi, kişinin beslenme şekline göre değişiklik gösterse de temel olarak aynı öğelerden oluşur. Safra kesesinin karaciğere hayati yardımda bulunarak vücuttaki toksik maddelerin atılmasına yardımcı olduğunu belirten Op. Dr. Tepeli, "Safra kesesi taşı genellikle yemeklerden sonra karnın sağ üst kısmında başlayıp, sağ omuza ve sağ kürek kemiğinin alt kısmına yayılım gösterebilen, zaman zaman artıp azalan, birkaç saat içinde de geçen bir ağrıya sebep olabilir" diye konuştu.

Op. Dr. Tepeli, safra kesesi hastalıklarının tedavi edilmesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Safra kesesi taşının çeşitli hastalıklara neden olabileceğini belirtti.

"Safra yollarının, taşlar nedeniyle tıkanması sonucu sarılık oluşur. Safra, karaciğerde birikmeye başlar ve uzun dönemde karaciğerin işlevini bozarak karaciğer yetersizliğine neden olabilir. Daha sık olarak rastladığımız durum ise safra kanalıyla beraber bağırsağa açılan pankreas kanalının tıkanması sonucu bu organın zarar görmesidir. Pankreatit hafif bir karın ağrısı ile geçirilen bir rahatsızlıktan, uzun süre yoğun bakımlarda tedavi gerektiren ve ölüme kadar giden geniş hastalıklara neden olabilir."

Op. Dr. Tepeli, safra taşlarını ameliyatla almanın en önemli sebebinin hastanın çektiği ağrılar değil hayati tehlikeyi önlemek olduğunu vurguladı.

"TAŞ DÜŞMEDEN MÜDAHALE EDİLMELİ"

Op. Dr. Tepeli, safra kesesindeki taşın safra yollarına düşmesinin olumsuz sonuçlara neden olabileceğini, bu nedenle taşlar düşmeden müdahale edilmesi gerektiğini söyledi.

Yağ metabolizması ile ilgili hastalıklar ile en sık sarışın veya kumral tenli, çok doğum yapmış, kilolu kadınlarda safra taşı görüldüğünü aktardı. "Eskiden herhangi bir şikayete yol açmayan tesadüfen bulunan taşlara sessiz taş denirdi. Bu görüş günümüzde kabul edilmemektedir çünkü taşın olduğu yerde mutlaka bir enfeksiyon da söz konusu olabilir. Sessiz zannedilen bu safra kesesi hastalığı kesenin delinmesiyle çok tehlikeli olan karın zarı iltihabına neden olabilir.

Safra Kesesi taşları zamanında müdahale edildiğinde laparoskopik (kapalı) 1 saat süren bir operasyon ile tedavi edilmektedir. Ameliyattan 1 gün sonra taburcu olup, bir hafta sonra da masa başı işlerine başlayabilirler.

Ancak tersi durumlarda, ihmal edildiğinde taş ana kanala düşmekte çok daha zor ve riskli işlemlerle tedavi gündeme gelmektedir.  Safra Kesesi iltihaplandığında kapalı ameliyat şansı azalmakta, tedaviden sonra eve dönüş zamanı uzamaktadır.

Op. Dr. Tepeli: “Bu nedenle safra taşları ihmal edilmemesi gereken önemli bir sorundur” dedi.

 

 

 




İçeriğe dön | Ana menüye dön